Rukye-Okutmak-Üfletmek-Dua ettirmek.
2/12/2007 · Kategori: Seyhul-islam iBNi TEYMiYYE
|
|
![]() | ||
|
Rukye isteği üzerine |
|||
|
Buhârî ve Müslim'de şu hadîs de yer alır: «Ümmetimden yetmiş bin kişi sorgusuz sualsiz Cennet'e girecektir. Bunlar, rukye talep etmeyen, dağlayarak tedavi yapmayan olayları uğursuzluğa yormayanlar ve Rablerine tevekkül eden kimselerdir» (Buhâri, Tıb 18; Müslim, İman 371, 372) . Hz. Peygamber bu kimseleri rukye talep etmedikleri, yani herhangi bir kişiden kendilerini okuyup üflemelerini istemedikleri için övmektedir. Rukye, aslında, dua cinsindendir; ama bu kişiler hiç kimseden bunu bile istememektedirler. Bu haberle ilgili olarak «Rukye (okuyup üfleyerek tedavi) yapmazlar» şeklinde bir rivayet de vardır; fakat bu rivayet tarzı yanlıştır. Çünkü bu kişilerin kendileri ve başkaları için rukye yapmaları güzel bir şeydir. Hz. Peygamber de hem kendisi, hem başkaları için rukye yapmış, ama kimseden rukye istememiştir. Çünkü O'nun kendisi ve başkaları için rukye yapması, kendine ve başkalarına dua etmesi, bunun emredilen, arzulanan bir şey olduğu anlamına gelir. Cenâb-ı Hakk'ın Hz. Âdem, İbrahim, Musa ve diğer peygamberlerin kıssalarında zikrettiği gibi, bütün peygamberler yalnız Allah'tan istemiş ve sadece O'na yalvarıp yakarmışlardır. Hz. İbrahim mancınıkla ateşe atıldığı zaman Cebrail'in gelip de «iste!» dediği, Hz. İbrahim'in ise «Allah'ın benim hâlimi bilmesi, istememe hacet bırakmaz!» diye cevap verdiği tarzındaki rivayetin ma'rüf bir sened silsilesi yoktur ve bu bâtıldır. Aksine Sahîh-i Buhârî'de İbn Abbâs'tan vârid olduğu gibi o: «Allah bana yeter, O ne güzel vekildir» demiştir, İbn Abbas der ki: «Bu cümleyi Hz. İbrahim ateşe atıldığı, Hz. Peygamber de, Kur'an'da geçtiği üzere: «Halk onlara, düşmanlarınız size karşı ordu hazırladı, O halde onlardan korkun'» (3 Âl-i İmrân 173) dediği zaman söylemişlerdir | |||






















